Sektör Notları · 7 min read ·

İkinci prompt optimizasyonu, bölüm 2: internetin paralel evrimi

Kimse yapay zekaya tek bir soru sorup satın almıyor. “İzmir'de otel öner” sizi listeye sokar; “eylülde iki gece, bütçem şu kadar” ise rezervasyonu kapatır. Birinci soru çözüldü, ikincisi çözülmedi, çünkü internet makineler için daha yeni kuruluyor ve şimdilik sadece okuyabiliyor.

Read in English

Web sitenizi bir insanın bakacağını varsayarak kurdunuz. Bugün o sayfayı açan tarafın gözü yok, ve açtığında da çoğu zaman elinde bir şey kalmıyor: Vercel ile MERJ'in milyarlarca tarayıcı isteği üzerinde yaptığı ölçüme göre ChatGPT'nin açmaya çalıştığı sayfaların %34,82'si 404 veriyor. Asistan sizi ararken çaldığı her üç kapıdan biri baştan örülü, ve bunu size haber veren kimse yok.

Sorun ne sıralamada ne de içerikte. İnternet ikinci kez kuruluyor, paralel olarak, ve bu sefer okuyucusu insan değil; üstelik ikinci kuruluş birincinin başladığı basamakta duruyor: read-only. Read-only bir internette arama yapılabiliyordu, alışveriş yapılamıyordu, ve aradaki mesafeyi kapatmak bir on yıl ile ikinci bir protokol katmanı aldı. Şu anda tam olarak o on yılın içindeyiz.

Size satılan sorunun neden yanlış olduğu da burada başlıyor. Alaçatı'da butik otel işletiyorsanız listede görünmek birinci prompttur, sizi yarışa sokar. Eylülde iki gece kalacak, bütçesi belli, sabah kahvaltısını dert eden birine doğru cevap olmaksa ikinci prompttur, ve rezervasyon orada kapanır. Bölüm 1'de bunu tek cümleyle söylemiştik: kimse birinci promptta koltuk satın almadı.

Birinci prompt bir rehber sorunudur. İkinci prompt bir protokol sorunudur, ve o protokol henüz yok.

Bu yazı, ikinci promptun neden hâlâ cevapsız kaldığını ve read-only bir devrin gerçekte hangi tek işi ödüllendirdiğini anlatıyor.

İnternet ilk aşamada bir bilgi aktarım ağıydı. Tim Berners-Lee'nin 1989'da CERN'e sunduğu öneri bir yayın mecrası değil, birbirine bağlanmış notlardan oluşan bir bilgi yönetim sistemi tarif ediyordu; amaç, ortak protokoller üzerinden, aradaki mesafeyi hiç hesaba katmadan olan bilgiyi olduğu gibi aktarmaktı.

Sonra bu aktarımın bir okuyucusu olduğu görüldü, ve o okuyucu insandı. HTML tam olarak bunun için hayatımıza girdi: bilgiyi insan gözünün tarayabileceği bir biçime sokmak. İnternetin read-only erasının tanımı budur. Üstelik teknik bir zorunluluk olduğu için de değildi, çünkü Berners-Lee'nin yazdığı ilk tarayıcı aynı zamanda bir editördü ve yazmak en baştan mümkündü. Yaygınlaşan, okuyan taraf oldu.

Ardından .com balonuyla read-write dönemi başladı: olanı okumak değil, aynı zamanda olanı oluşturmak. Kişisel hesaplar, kişisel paylaşımlar, siparişler, ödeme sistemleri ve bugün büyüklüğünü tahmin bile edemediğimiz bir dijital dünya. Donanım bu devrimi pekiştirdi, telefon devriyle hepsi momentum kazandı ve web üzerinde olan şeylerin paralel aynası olarak mobil uygulamalar hayatımıza girdi; aynı Trendyol, aynı Yemeksepeti, bu sefer cebe sığan hâliyle. Yani cihaz değiştiğinde interneti bir kez daha, baştan kurduk.

Dört devrin ortak paydası tek bir şeydi: kullanıcı hep insandı, ve her katman insanın kullanması için sürekli optimize edilip sürekli geliştirildi. Web sitenizi de, uygulamanızı da, kataloğunuzu da bir insanın bakacağını varsayarak tasarladınız. Peki karşınızdaki artık bir makineyken bu ne kadar verimli?

Cevap, çoğumuzun da göreceği gibi: hiç.

Otuz yıllık külliyat kendi tercümanını doğurdu

Makineyle iletişim kurabilmek için belki otuz kırk senede çok büyük bir külliyat oluştu: işaretleme dilleri, formlar, butonlar, menüler, arayüz kılavuzları, uygulama mağazaları. Tarihe baktığımızda bir insan ömrü bile etmeyen bu dilim unutulmaya mahkûm, tabii eğer bu külliyat kendini gerçekleştirip nihai olarak hep olması gerektiği yere vardıysa ve kendi çocuğunu oluşturduysa. O çocuk da yapay zeka.

Yapay zekanın temelinde yapabildiği onca şeyden ziyade en iyi özelliği, insanla makine arasındaki köprü ve tercüman olması. Düşünüş biçimimizin, ifade şeklimizin matematiğe ve olasılığa bağlı müthiş ürünü; tercümesi sözcüklerden koda, koddan sıfırlarla birlere uzanan bir aracı aslında.

Ve yaptığı en büyük yer değiştirme, hepimizin işini elinden almadan çok önce, kendi kullanımımız ve rahatlığımız için oluşturduğumuz onlarca emeğin yerine geçebilmesi oldu.

O külliyatın gerçekte ne kadar genç olduğunu ve o işleri en baştan bizim yapmamamız gerektiğini ayrı bir yazıda anlattım: bir ofis gününü kuran araçların en eskisi kırk yedi yaşında.

Butona basmayı öğrenmemiz gerekmiyorsa, butonun kendisi de gerekmiyor demektir.

Yapay zekanın interneti de read-only devrinde

İşte tam bu noktada, interneti ve işletim sistemlerini sırf yapay zeka kullansın diye tasarladığımız bu devirde, ilk aşama tekrardan read-only era: yapay zekanın bilgi katmanı ve doğru bilgiye ulaşım problemi.

İki evrimi alt alta koyduğunuzda hangi basamakta durduğunuz görünür hale geliyor:

Ustte insanin interneti: aktarim agi, read-only, read-write, paralel ayna. Altta yapay zekanin interneti ayni basamaktan, read-only'den basliyor. İnternet ikinci kez kuruluyor aktarım ağı ortak protokoller read-only read-write .com, hesaplar, ödeme paralel ayna uygulamalar read-only buradayız read-write sırada
Üstteki sıra otuz yılda çıkıldı. Alttaki sıranın okuyucusu insan değil, ve daha ilk basamağında.

Sorun şu ki o basamak henüz döşenmedi ve makine, insan gözü için kurulmuş bir evde el yordamıyla dolaşıyor. Aynı ölçüm, büyük yapay zeka tarayıcılarının hiçbirinin JavaScript çalıştırmadığını gösteriyor; GPTBot da ClaudeBot da JavaScript dosyalarını indiriyor, ancak çalıştırmıyor.

Markanız hakkındaki en iyi sayfa tarayıcıda kusursuz açılıyor olabilir. Sunucudan boş geliyorsa, o sayfa yapay zeka için yok demektir.

Halüsinasyon bir karakter kusuru değil, eksik bir okuma katmanının sonucu

Dört senelik miladından itibaren bu modellerin en büyük problemi halüsinasyon ve yanlış bilgiye olan eğilimi oldu; ilk çözülmesi gereken ve eğildiğimiz konu da bu. Size bir konser tarihini ya da bir şirketin iletişim bilgisini yanlış veriyorsa, onlarca harika özellik tek bir yanlış bilginin yanında solda sıfır kalıyor.

Sebebi de gizemli değil. OpenAI ve Georgia Tech'ten araştırmacıların 2025'te yayımladığı çalışma, modellerin emin olmadıklarında tahmin yürütmesinin ödüllendirildiğini savunuyor: eğitim ve değerlendirme süreçleri "bilmiyorum" demeyi cezalandırıp isabetli görünen bir cevabı ödüllendirdiği için, model sınavda soruyu boş bırakmaktansa tahmin eden öğrenci gibi davranıyor. Dolayısıyla eksik olan şey karakter değil, kaynak; hakkınızda okuyabileceği doğru bir kayıt bulamayan model susmuyor, elindekiyle bir şey uyduruyor.

Asistan sizin telefon numaranızı uydurduğunda kaybeden model olmuyor.

Sektör görünürlüğü ölçüyor, çünkü ölçebildiği tek şey oydu

AEO ve GEO kısa sektörel tarihinde çok ilerleme kaydetti. Kavramın akademik doğum tarihi bile epey yeni: KDD 2024'te sunulan makale, üretken motorlarda içerik görünürlüğünü optimize etmeye yönelik ilk çerçeve olduğunu söylüyor ve kendi yöntemlerinin görünürlüğü %40'a kadar artırdığını ölçüyor.

KDD 2024'ten bu yana markaların yapay zeka motorları tarafından önerilip önerilmediği hakkında genel bir fikir oluştu, ki bu küçümsenecek bir kazanım değil. Fakat neyin ne kadar önerilmeye itildiği ve markaların eski devlerin, yani Google'ın pençesinden ne kadar kurtulabildiği hâlâ her ay değişen konjonktür ve mutabakatlarla ilerliyor. Her gün gelen yeni entegrasyonlar da sektörün çözüm üretmekte hem elini güçlendiriyor hem de onu daha atik olmaya zorluyor; bölüm 1'de anlattığımız harita entegrasyonu bunlardan yalnızca biriydi ve bir kategoriyi tek hamlede denkleme indirdi.

Birinci prompt sorulur, ikinci promptta karar verilir

Şu iki cümleyi arka arkaya okuyun. Birincisi:

Yazın tatile çıkacağım, bana opsiyonları listeleyebileceğim siteler önerir misin?

Tam bu noktada görünürlük çok fazla önem arz ediyor, çünkü geleneksel arama motoru optimizasyonu, sitenizin ve içeriklerinizin güncelliği, bir de kamuoyu burada her biri diğerinden daha önemli olarak etkiliyor. Asistan da beklendiği gibi davranıyor ve düz bir liste veriyor:

Liste[ … ]

Peki satın alım ve karar noktası birinci prompt mu? İkincisi:

Peki anladım, bunları listeledikleri şehirlere göre ayırsan, insanların yorumlarını da hesaba katsan, beni de tanıyorsun, ona göre bir fiyat-performans önerisi yapsan?

Aradaki fark ölçek değil, cins. İlk soru dünya hakkındaydı; ikincisi doğrudan kişinin kendisi hakkında ve bu yüzden cevabı hiçbir listede hazır durmuyor. ChatGPT kullanımını Kasım 2022'den Temmuz 2025'e izleyen NBER çalışması, en yaygın üç kullanımın "pratik rehberlik", "bilgi arama" ve "yazma" olduğunu ve bu üçünün konuşmaların yaklaşık %80'ini oluşturduğunu söylüyor; aynı çalışmada işle ilgisi olmayan mesajların payı %53'ten %70'in üzerine çıkmış durumda. İnsanlar bu aracı bir arama kutusu gibi değil, kendilerini tanıyan bir danışman gibi kullanıyor.

Danışmana ise tanımı gereği bir soru daha sorulur, ve cevaplayamadığınız soru işte o ikincisidir. Yukarıdaki otel, motorun ürettiği bütün listelerde görünebilir ve rezervasyonu kapatan cümleyi koyacak yeri yine bulamaz; çünkü o cümle otel hakkında bir bilgi değil, misafir hakkında bir bilgidir ve misafir söyleyene kadar da var olmaz.

Read-only bir devirde ödüllendirilen tek iş: okunur olmak

İşte bu sorunun cevabı olmak asıl meziyet.

Bunun için markanızın kendi işi hakkında yapay zeka tarafından tam şeffaf ve nesnel biçimde görünür kılınması gerekiyor, read-only bir MCP gibi. Anthropic'in Kasım 2024'te yayımladığı Model Context Protocol, yapay zeka sistemlerini veri kaynaklarına bağlamak için evrensel ve açık bir standart olarak tanımlanıyor ve çözmek için kurulduğu problem de her yeni veri kaynağının kendi özel entegrasyonunu gerektirmesiydi. Bunun bir üretici hevesi olmadığını da rakipleri gösterdi: önce OpenAI, ardından Google DeepMind, Gemini modellerine ve SDK'sına MCP desteği ekleyeceğini açıkladı.

İkinci iş, insan için tasarladığınız o eski nesil siteyi JavaScript engelinin altından çıkarıp aynı zamanda yapay zekaya da açmak. Vercel'in aynı ölçümdeki tavsiyesi tek cümleden ibaret: kritik içeriği sunucuda üretin.

Ayni sayfa insan tarayicisinda dolu, yapay zeka tarayicisinda bos donuyor; eksik olan sunucuda uretilmis, makineye acik katman. Aynı sayfa, iki okuyucu markanızın sayfası insan tarayıcısı JS çalışır yapay zeka tarayıcısı JS çalışmaz tam içerik boş sayfa sayfaların %34,8'i 404 makineye açık katman sunucuda üretilmiş
İnsan tarafında hiçbir şey değişmiyor. Değişen, makinenin eli boş dönüp dönmediği.

Üçüncüsü de en kolay atlananı: şeffaf ve nesnel olmak. Read-only bir devirde markanızın söylediği şey modelin öğrendiği şey oluyor, dolayısıyla abartılmış bir kayıt, düzeltmeye çalıştığınız halüsinasyonun kaynağına dönüşüyor. EOMA'da inşa ettiğimiz şey tam olarak bu.

Herkes birinci evrimin son sayfasını optimize ediyor. Bilet ise ikinci evrimin ilk sayfasında satılıyor. Birinci prompt optimizasyonu değil, ikinci prompt optimizasyonu.

Sırada read-write var

Peki gelecekte ne olacak, yapay zekanın interneti read-write erasına girdiğinde?

Ayrıntısına gelecek yazıda gireceğiz, fakat bir spoiler verelim:

Dostum yemek söyleyeceğim, dört uygulamam var fakat karşılaştırmakta çok zorlanıyorum; kampanyaları ve restoranları x, y, z, w arasında karşılaştırıp bana restoran listeler misin?

Bu cümlede asistan artık okumuyor, sizin adınıza davranıyor. Altyapı da bu varsayımla kurulmuş değil: Google'ın Eylül 2025'te altmışı aşkın kurumla duyurduğu Agent Payments Protocol, bugünkü ödeme sistemlerinin bir insanın güvenilir bir yüzeyde "satın al"a tıkladığını varsaydığını ve otonom ajanların bu varsayımı kırdığını söyleyerek başlıyor. Yani read-write devri de, tıpkı read-only devri gibi, protokolleriyle şu anda kuruluyor.

Bölüm 3 bu yüzden bölüm 1'de söz verdiğimiz yerde başlayacak: sizi seçtikten sonra gelen üçüncü prompt, ama bu sefer asistan yalnızca öneren değil, sizin adınıza masaya oturan taraf olduğunda.

Birinci evrimde markanızın nasıl okunacağına başkaları karar verdi. İkincisi henüz ilk basamağında ve karar hâlâ sizde.