Sektör Notları · 7 min read ·

İkinci prompt optimizasyonu, bölüm 1: Google Maps

Bir dükkanınız varsa “yakınımda mobilyacı” sorusunda yapay zekaya görünmek artık ücretsiz: Google Haritalar kaydınızı düzgün tutmanız yetiyor, buna aylık ödeme yapmanın bir karşılığı kalmadı. Satış ise bir sonraki soruda, “iki kişilik, bütçem şu kadar” dendiğinde kapanıyor.

Read in English

Yapay zekanın hangi işi elinden aldığını konuşmayı çoktan bıraktık; artık hangi sırayla aldığını konuşuyoruz. Önce metin yazarlığı, ardından çeviri, derken görsel tasarım. Hepsinde tekrarlanan şey aynıydı: tek bir entegrasyon, yüzlerce şirketin kolunu kesmeye yetti.

Bu yazının sebebi de yeni bir entegrasyon. Asistanların neredeyse tamamı birkaç ay içinde harita servislerine bağlandı ve sonuç şu oldu: Ankara'da mobilyacıysanız, markanızın yapay zeka tarafından önerilmesini istiyorsanız, "bana Ankara civarında mobilyacı önerir misin" sorusunun cevabı yapay zeka öncesi devirdeki yere, yani Google Haritalar yorumlarına bakıyor.

Bu kaçınılmazdı. Asıl mesele bundan sonrası.

Google, birinci promptu piyasadan kaldırdı

Bir asistana yakınınızdaki mobilyacıyı sorduğunuzda artık sitelerde gezinip metin okumuyor; doğrudan haritaya soruyor, cevabı da yıllardır biriktirdiğiniz yorumların içinden alıyor.

Google, Gemini için Grounding with Google Maps özelliğini yayına aldı ve modeli 250 milyondan fazla mekâna doğrudan bağladı. Geri dönen şey sitenizde özenle yazdığınız metin değil; mekânlar, yorumlar, fotoğraflar, adresler, çalışma saatleri. Üstelik tam bir haritadan bekleneceği gibi davranıyor: "yakınımdaki" sorusunda koordinatlar devreye giriyor, yani müşterinin yarışa dahil olmanız için semtinizi yazmasına bile gerek kalmıyor.

Google bu listeyi neye göre sıraladığını da yayınlamış durumda. Üç başlık var: alaka, mesafe, prominence. Üçüne tek tek bakınca üzerinde oynanabilecek bir alan kalmadığı görülüyor. Mesafe, başka bir binaya taşınmadıkça sabit. Alaka, herhangi bir rakibin bir öğleden sonrada doldurabileceği bir formdan ibaret. Prominence ise yorumlarla ve yıllarla birikiyor; sırayı atlatan bir fatura kalemi yok.

Kategori böylece tek bir denkleme indi:

Dükkanım yapay zeka tarafından önerilsin ≈ Google Maps varlığım çok iyi olsun.

Bir başlık strateji olmaktan çıkıp denkleme dönüştüğünde, altında satılacak bir şey de kalmıyor. Mesafe oynatılamıyor, prominence satın alınamıyor, geri kalanı da zaten kendi başınıza halledebileceğiniz bir ev işi.

Haritanın tamamen Google'a ait olmadığını da eklemek gerek. ChatGPT mekân verisini Mapbox üzerinden çekiyor, Mapbox'ın mekân katmanı ise 2018'den beri Foursquare'e ait; yani bir asistanın okuduğu kayıtla diğerininki aynı değil. Kaydınızı birden fazla yerde temiz tutmakta fayda var. Ne var ki bu tesisat işi, strateji değil. Tesisat için de kimsenin sizden aylık ücret alıyor olmaması gerekir.

Birinci prompt artık bir pazar değil. Olsa olsa bakım işi.

Peki bundan sonra ne olacak

Madem herkes Google Haritalar'a bakıyor, işim orada bitiyor diye düşünebilirsiniz. Fakat orası markanızın yalnızca keşfedildiği yer. Satışın yapıldığı yer bambaşka.

Sektörün bugün ölçtüğü tek şey görünüp görünmediğiniz. Ses payı panelleri, prompt takipçileri, aylık raporlarla gelen görünürlük skorları; hepsi Google'ın çoktan cevapladığı bir soruyu izlemenin epeyce pahalı bir yolu.

Birinci prompt kapıdaki fedaidir. İçeri kimin gireceğine o karar verir, ki bu küçümsenecek bir yetki değildir, ama kimin kiminle çıkacağına bugüne kadar bir kez bile karar vermemiştir.

Prompt 1 Google uzerinden kisa listeye, prompt 2 sahipsiz alandan satisa gidiyor. İki prompt, iki çok farklı sahip prompt 1: yakında kim var? Google karar veriyor alaka · mesafe · prominence 3 kişilik listeyegiriyorsun prompt 2: bize hangisiuyar? sahipsiz alan bunu hiçbir kayıt tutmuyor satışı biri kapıyor
Birinci prompt çözülmüş ve Google'ın. İkinci prompt satışın yapıldığı yer; orası sahipsiz.

Bir arkadaşınız size üç restoran ismi verdiğinde ne yaptığınızı düşünün. Teşekkür edip ilkinden rezervasyon yapmıyorsunuz; ikinci soruyu soruyorsunuz. Asıl soru da hep ikincisidir, çünkü içinde sizin kendi durumunuz vardır. Sizi tercihe iten katman oradadır: menü, fiyat, doluluk. Kampanyalar. Bir de bütün bunların güncel tutulması.

İnsanlar asistanlarla da aynı biçimde davranıyor. OpenAI'ın NBER ile yürüttüğü çalışma, mesajların yüzde 49'unun "sorma" olduğunu buluyor ve yazarlar bunu, insanların bu aracı bir arama kutusu gibi değil bir danışman gibi kullanması olarak okuyor. Danışmana ise tanımı gereği bir soru daha sorulur.

Kimse birinci promptta koltuk satın almadı.

İkinci prompt kişiseldir, kaydınız değildir

Birinci prompt şuna benzer: "Kadıköy'de iyi mobilyacılar."

İkinci prompt gerçek bir insana benzer:

  • "Eylülde evleniyoruz, tüm ev için 80.000 liramız var."
  • "Öğrenciyim, tek başıma taşınıyorum, bu hafta teslim edilmesi gerekiyor."
  • "Küçük daire, üçüncü kat, asansör yok. Bu üçünden hangisi gerçekten işime yarar?"

Aradaki farka dikkat edin. Birinci prompt dünya hakkında bir soru soruyordu; ikincisi doğrudan kişinin kendisi hakkında soruyor. Bunu cevaplayabilmek için modelin, hiçbir haritanın hiçbir zaman saklamadığı bir bilgiye uzanması gerekiyor.

Bulamadığında ise omuz silkip bilmiyorum demiyor, elindekiyle cevap veriyor. O an kazanan taraf daha iyi teklifi olan dükkan değil, hakkında en okunabilir bilgi bulunan dükkan oluyor. Yani varsayılan kazanıyor.

Kaydınız burada yardım etmeye çalışıyor elbette. Google bize işletme özelliklerini listeleyebileceğimiz bir alan veriyor ve bunları eklemenin, o özellikleri arayan aramalarda çıkmayı sağlayabileceğini de açıkça söylüyor. Alan gerçekten var; doldurmak da gerekiyor.

Ne var ki formda ne olduğuna bakmak lazım: tekerlekli sandalye erişimi, wifi, açık havada oturma, kabul edilen ödeme tipleri. Bir onay kutuları sayfası ve kutucuklarda ne yazacağına işletmeler değil Google karar vermiş. Doldurmak, karşınızdaki bir sohbet beklerken gümrük beyannamesi doldurmaya benziyor. Gümrük formu da bugüne kadar kimseyi hiçbir şeye ikna etmedi.

"80.000 liraya ilk evini döşeyen bir çifte uygundur" diye bir kutucuk yok.

Yakın zamanda olması da beklenmiyor. Milyonlarca işletmenin her birine kişiye özel bir arayüz açmak, Google için de mümkün değil.

Kampanyalar ikinci promptun cevabıdır, ama ömürleri kısadır

Bariz itiraz şu: bu alan zaten var. Google Business Profile teklif ve gönderi yayınlamanıza izin veriyor, kampanyayı oraya koyun.

Koymak gerekiyor da; ücretsiz ve size verilen tek yuva orası. Fakat yuvanın nasıl kurulduğuna bakmak lazım. Google'ın kendi dokümantasyonu, tarih aralığı belirlenmediğinde gönderilerin altı ay sonra arşivlendiğini söylüyor. Bu bir hata değil: bir kaydın işi doğru kalanı tutmaktır, bir teklifin bütün işi ise belirli bir gün doğru olmayı bırakmaktır.

Iki kesisen daire; kesisim kucuk. Prompt 2'de ne soruyorlar, kaydın ne cevaplayabiliyor kaydınınsöyleyebildiği asıl sordukları saat, adres Tekerlekli sandalye erişimi formda var. "80.000 liraya ilk ev döşeyen çifte uygun" yok.
Kesişim gerçek ama küçük. Sizi bu kişi için doğru seçim yapan her şey dışarıda kalıyor.

Kusursuz bakılan, tarihi girilmiş, görseli hazırlanmış bir teklif bile kampanyanın icat edilme sebebini yerine getiremiyor.

Yeni evlilere hazırladığınız kampanyayı yapay zeka görmüyor. Öğrenciye verdiğiniz ikinci ürün hediyesi hiç gündeme gelmiyor.

Sebebi kampanyayı kötü kurgulamanız değil; o kampanyanın bir arama sorgusuna değil, belirli bir insana yazılmış olması. Asistanın karşısındakinin öğrenci olduğundan haberi yok, kaydınızın da "eğer öğrenciyse şunu söyle" diyebilecek bir yolu yok. Kayıt, ne olduğunuzu herkese anons eder. Kampanya ise eğilip belirli birinin kulağına fısıldar.

Yani prominence'ı kazanabilir, bunun için bir yıl verebilir, semtinizdeki her birinci promptta önerilebilir ve satışı yine de vitrinine elle yazılmış bir tabela asan dükkana kaptırabilirsiniz. Çünkü o tabelanın, sizin kaydınızın yapısal olarak söyleyemediği bir şeyi söylemesine izin var.

Bunun büyüklüğünü kimse ölçmedi, biz de dahil

Aradığım ve dürüstçe bulamadığım bir sayı var: yapay zeka aramasının ne kadarı kapısı olan bir işletmeyi arıyor?

Konudaki en özenli kamuya açık çalışma, 1,5 milyon konuşma üzerine kurulu NBER araştırması. Çalışma, "bilgi arama"nın hacmin çoğunu oluşturan üç kullanımdan biri olduğunu ve web aramasının yakın ikamesi sayılabileceğini söylüyor; ancak bunun ne kadarının yerel olduğunu ayrıştırmıyor. Ayrıştıran bir çalışma da bulamadım.

İzini sürmeye çalıştığım her yüzde, sonunda başka bir pazarlama bloguna atıf yapan bir pazarlama bloguna çıktı. Biri size burada kendinden emin bir sayı söylediğinde, o sayının nereden geldiğini sormakta fayda var.

Uydurulmuş bir payda, kabul edilmiş bir boşluktan daha kötüdür.

Asıl iş: ikinci prompt optimizasyonu

Birinci prompt hâlâ yapılmaya, üstelik düzgün yapılmaya değer. Kaydı birden fazla yerde doğru tutmak, yorumları gerçekten oldukları şey olarak, yani biriken bir varlık olarak görmek ve prominence'ın bilerek yavaş olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu tablodaki tek hendek o ve rakibin parayla aşabileceği bir şey değil.

Sonrasında durmak lazım. Satıcıların tam olarak durduğu yer orası ve paranın bir soru gerisi. Buradan sonra birinci promptu daha çok optimize etmek, kasa sessizken tabelasını her ay yeniden boyayan bir dükkana benziyor; çünkü insanların önünden geçmesinin sebebi zaten tabela değildi.

Geriye kalan iş cinsi olarak farklı. Birinin kapınızdan içeri girmesi için sunduğunuz gerçek sebepler her hafta değişiyor ve hiçbiri geneli hedeflemiyor: biri yeni evlenen bir çifte, biri eylülde taşınan bir öğrenciye, biri asansörsüz üçüncü kattaki birine yazılmış oluyor. Hiçbiri bir onay kutusuna sığmıyor, hiçbiri arşivde altı ay yaşamıyor, hiçbiri şu anda bir asistanın uzanabileceği bir yerde durmuyor.

Onları bir asistanın uzanabileceği bir yere koymak, ikinci prompt optimizasyonu dediğimiz şey. EOMA'da inşa ettiğimiz de bu. "Yapay zeka görünürlüğünüzü artıralım" cümlesinin bize hiçbir zaman tamamlanmış bir cümle gibi gelmemesinin sebebi de bu.

Bölüm 2, sizi seçtikten sonra gelen üçüncü prompt hakkında olacak: o gün hâlâ neyin doğru olması gerektiği ve birini gerçekten arabaya binip kapınızdan içeri girmeye neyin ikna ettiği.

Tabii Claude orayı bizden önce görmezse.