Sektör Notları · 4 min read ·
1.000+ marka, 40.000+ cevap
Bini aşkın marka için müşterilerinin sorduğu soruları simüle ettik: öneriliyorlar mı, adları tanınıyor mu, yapay zeka onlardan olumlu mu bahsediyor, rakiplerinin neresindeler. 40.000'i aşkın cevabın söylediği şey burada.
Bini aşkın marka için müşterilerinin sorduğu soruları simüle ettik. Birbirinden farklı onlarca sektörde, kullanıcıların satın alma niyetiyle sorduğu soruların cevaplarını en çok kullanılan dört yapay zeka motorundan aldık ve kırk binden fazla cevabı tek tek inceledik: marka öneriliyor mu, adı tanınıyor mu, yapay zeka ondan olumlu mu olumsuz mu bahsediyor, rakiplerinin yanında nerede duruyor.
Sorular şunun gibi. "Ankara'da saç ekimi için en iyi klinik veya doktor kim?" "İstanbul'da ithal araç konusunda en güvenilir galeri hangisi?" "Yurt dışından gelen biri Türkiye'de tedavi olacaksa hangi merkezleri önerirsiniz?"
Kırk bin cevabın ilk söylediği şey şu oldu: markaların dörtte üçü bu cevapların hiçbirinde geçmiyor. Tek bir kez bile.
Yapay zeka o cevaplarda susmuş da değil. Ortalama yedi rakibin adını tek tek sayıp gayet kendinden emin bir liste veriyor, ve o listede eksik olan tek şey markanın kendisi oluyor.
Sitenizin sorunsuz olması sizi kurtarmıyor
Bu tabloyu duyan bir markanın ilk aklına gelen soru genelde şu: acaba sitem yapay zeka tarafından okunamıyor mu?
Makul bir şüphe, ama veriye bakınca durum farklı. Sitesi hiç açılmayan markaların %88'i görünmezken, sitesi teknik olarak kusursuz olanların da %73'ü görünmez.
Yani taranabilirliği düzeltmek sizi %88'den %73'e taşıyor; gerçek bir kazanç, ama kalan 73 puanı açıklamıyor. Üstelik sorunun kendisi sanıldığından da nadir, çünkü sitelerin yalnızca yirmide birinde botun okuyamadığı bir yapı çıkıyor.
Taranabilirlik önemsiz demiyoruz; internet makineler için ikinci kez kuruluyor ve o taraf hâlâ ham. Ama bir markanın önerilmemesinin sebebi bu değil.
Aynı üç hata, her sektörde
Sektör değişiyor, şehir değişiyor, soruyu soran kişinin bütçesi değişiyor. Üç sorun değişmiyor.
Dışarıda kimse sizden bahsetmiyor
Markaların %84'ünde durum aynı: markadan bahseden bağımsız tek bir kaynak yok. Sektör dizininde kayıt yok, rehberde yok, basında yok, yorum yok.
En zor kabul edilen kısım da burası. Yapay zeka sizin sitenizi okuyup "iyi firma" demiyor; başkalarının sizin hakkınızda yazdığını okuyup ona göre öneriyor. Kendi sitenizde ne yazarsanız yazın, sonuçta kendi kendinizi övmüş oluyorsunuz.
Sizin yerinize konuşan biri yoksa, yapay zekanın söyleyecek sözü de yok.
Sayfanız kim olduğunu makineye söylemiyor
Markaların %77'sinde site başlığı ya jenerik ya da eksik; H1 yok, açıklama yok, yapılandırılmış veri yok.
En sık görülen hâli şu: başlıkta marka adı ikinci planda kalıyor ve önde kategori duruyor, "Tıbbi Ürünler ve Toptan Medikal Malzemeler" gibi. İnsan için bu bir sorun değil, çünkü logoyu zaten görüyor. Makine içinse o satır tek kimlik, ve orada marka adı geçmiyorsa marka da yok.
Alıntılanacak bir şey yazmamışsınız
%70'inde blog yok, sık sorulan sorular yok, alıcı rehberi yok, karşılaştırma yok.
Siteler ne sattığını gayet net söylüyor. Ama yapay zeka "ne satıyorsun" sorusuna cevap aramıyor; "bu kişiye hangisi uygun" sorusuna cevap arıyor, ve o cevabı olduğu gibi alıntılayabileceği bir cümle arıyor.
Ürün sayfası satar, cevap vermez.
İyi haber, üçü de yapılabilir işler
Markaların neredeyse yarısı üç sorunu birden taşıyor, ve puanlara bakınca tablo değişmiyor: on markadan dokuzu en alt bantta duruyor.
Bu aslında kötü haber değil, çünkü üçü de içerik ve kayıt işi; altyapı işi değil, ve hiçbiri yeni bir site yapmayı gerektirmiyor.
Sıralama da belli: önce sayfanın kendini tanıtması, ki bu bir öğleden sonralık iş; sonra alıntılanacak içeriği yazmak, ki bu birkaç hafta; en sona da dışarıda kayıt açtırmak kalıyor, çünkü tek başınıza yapamadığınız ve aylar süren kısım o. Markaların çoğu tam tersinden başlıyor ve en yavaş işi ilk sıraya koyuyor.
Sonra bir soru daha var: asıl satış birinci promptta değil, ikincisinde kapanıyor.